Sunless Skies İncelemesi ( Erken Erişim ) Cthulhu’nun Krallığının Girişindesiniz. Adım Atacak Cesaretiniz Var Mı?



Herşeyin başlangıcı 2009 yılına uzanıyor. Failbetter Games’in bir browser oyunu olarak başlattığı Fallen London evreni yapımcının ve oyuncuların katkılarıyla gittikçe genişledi ve ilk meyvesini Sunless Sea olarak verdi. Şimdiyse bir şehirle başlayan maceramız gotik viktoryen bir evren oluşturmakla kalmayıp 2009 dan beri süregelerek denizin bilinmeyen derinliklerinden göklere uzandı.


Oyunun kendi sayfasında olan açıklamayı türkçeleştirirsek;

20. yüzyılın şafağındayız ve İngiliz imparatorluğu viktoryen dönemi yayılmacılığına insanoğlunun hak iddia etmediği yerde devam etmekte. Buharla çalışan bir uzay-lokomotifinin kaptanı olarak, idrak edemeyeceğiniz harikalarla ve tahayyül sınırlarınızı zorlayan ve sizi gittikçe daha fazla deliliğin kıyısına sürükleyen kozmik varlıklarla savaşacaksınız. Yıldızların bilinç sahibi olduğu öğrenilmiş durumda. Her şeyi yöneten sınırsız zeka sahibi varlıklar.

Onların her şeyi izlediği ve yargıladığı herkes tarafından bilinmekte. Ama ölüyorlar. Birer birer, bir şey onların yaşam enerjisini yok ediyor ve tahtlarının boş kalmasına neden oluyor. İmparatorluğun sınır tanımayan genişleme hırsı yerçekimi gibi önemsiz ayrıntıların önüne geçmiş vaziyette. Güneşin öldüğü fark etmeleriyle yeni bir Güneş inşa ediyorlar. Ve imparatorluğun yol göstericisi ulu kraliçe. Zaman üzerinde kontrol sahibi olmasına izin veren Throne of Hours üzerine kurulmuş olan kraliçeye ihanet edecek gücü ve cesareti kendinizde bulabilecek misiniz?

Oyunumuz (ve fallen london evreni) iddia ediyorum ki şu ana kadar gördüğüm en iyi yazılmış çevre betimlemelerine, diyaloglara ve hikayeye sahip oyunlar arasında ilk 3’ü zorlar. Oyuna saatlerinizi verdikçe okumaya can atacağınız yeni şeyler bulmakta hiç güçlük çekmiyorsunuz ve keşfe dayalı olan oyun yapısı sizi sürekli yeni hikayelerle ödüllendiriyor. İlave bir not; ilk gözcünüz bir yarasa ve gerekli koşulları sağlayabilirseniz astronot bir fare adamla değiştirebiliyorsunuz.

Hikayeye dalmışken oyun mekaniklerinden bahsetmeyi unutmuşum. Keşfetmeye, keşfetmeye ve daha çok keşife, astreoid madenciliğine, balina avcılığına soyunduğunuz, yeni limanlar bulup adına çalıştığınız şirket için liman raporları hazırladığınız, ticaret yaptığınız, en başta liman amiri olmak üzere çeşitli npc lerden görev aldığınız (genellikle getir-götür işleri olmakta) korsan avcılığı veya hazine avcılığı da yapabildiğiniz 2D grafiklere sahip bir rogue-like kendisi.

Rogue-like kısımları ise kaptanınız öldüğünde mirasçısına bıraktığı yetenekler, gemi ya da bankaya yatırdığı değerli malzemelerle kendini gösteriyor. Ayrıca ölmek çok kolay. Yakıtınız biterse uzayda sürüklenen bir hurda parçası içinde erzağınızın bitmesini beklemekten başka bir çareniz olmaz (ölüm seçenekleri arasında ilk sırada) Ayrıca herhangi bir limana sığınmadan kozmik korkularla olan karşılaşmalarınız akıl sağlığınızı kaybetmenize ve giderek artan kötü olayların art arda patlak vermesiyle sonuçlanıyor. Son olarak; tek gördüğüm eksi düşman yapay zekasının çok kötü olması.

Eğer aksiyon arıyorsanız bu oyundan uzak durun. Keşfetmenin ve yeni hikayeler okumanın zevkiyle donanmış durumda çünkü SS.

Sunumunun, kendine has grafiklerinin, müziklerinin ve atmosferinin birbirini tamamlamakla kalmayıp farklı bir deneyim yaşatmasıyla erken erişim aşamasında bile gönül rahatlığıyla önerebileceğim bir oyun kendisi.

Ayrıca oyunun hikayesini , oyunu almadan önce deneyimleyebilmek için şuraya bakabilirsiniz : http://fallenlondon.storynexus.com/

 

Puan : 8/10

 

Steam mağaza sayfası

 

Can Berk Angı

Polisiye yazarlarını büyük bir kıskançlıkla izleyen , Cinayet Masası programıyla kahrolan bir şahıs. Yazar olma hayalleriyle yaşıyor ama oyun bağımlılığı ve üşengeçliği ve hiçbirşeye zaman bulamaması onu geride tutuyor.Kronik anksiyetesiyle işi evliliğe vardırabilmesi onun en büyük hayali

Leave a Reply

Nasıl Buldunuz?*

Your email address will not be published. Required fields are marked *