Star Traders: Frontiers İncelemesi – Oyunun Kendisinden Acımasızca Yediğim Dayağın Öyküsü



İlk bakışta hikaye kısmının zenginleştirildiği ve seçimlerinizin önemli olduğu bir FTL çakmasıyla karşı karşıya kaldığımı zannetmiştim. Korkunç bir şekilde yanılmışım. Bu o hatanın öyküsüdür.

Gemi çarpışmaları mesafe uzaklığına göre kullanabildiğiniz silahlar, yeteneklerden oluşuyor. Aranızdaki mesafeyi 3’e düşürünce bordalama şansınız oluyor. Bu ise başarı elde ederseniz düşman gemiyi sabotaj edebilme olanağı doğuruyor

Sıra tabanlı olarak gerçekleşen savaş modu oyunun “istediğiniz bir miktarını” kapsıyor. İlk seferde, önüme geleni ayırt etmeksizin, herkese dalmış ve bütün federasyonlarla ilişkimi zedelemiştim. Daha doğrusu paramparça etmiştim (üyesi olduğum federasyon da dahil).

İkinci denememde başlangıç federasyonumun egemen olduğu galakside -ona ait- çeşitli kaşif/ticari/askeri gemileriyle olan karşılaşmalarımda gemimin teftiş edilmesine izin vermiş ya da onlara ” ben de sizdenim” mesajı gönderme seçeneğini keşfetmiştim.  Bu şekilde oyunu becerebileceğime dair minik bir tohum filizlenmeye başlamıştı.


İkinci denememde karşımda ne olduğunu az çok anlayabildim: Bu sadece FTL değildi. Aynı zamanda Freelancer idi. Federasyonlar arası ilişkilerinizin sürekli değiştiği, yaptığınız herhangi bir görevin galaksinin bir köşesinde kara listeye alınmanıza yol açabildiği ve böylece o galakside devriye gezen askeri gemilerden sıyrılıp bir uzay limanına sığınmayı başarsanız bile – kara liste de olduğunuzdan – ne tamirat işlemleri ne de yakıt satın almanıza izin verildiği anlamına geliyordu. İkinci sıçızlamam böyle gerçekleşti.


Korsan ya da kelle avcısı olmamayı seçer ve sadece ticaretle sınırlı kalmanız mümkün değil. Hikayeyi oluşturan ( aslında hangi federasyonla başlamayı seçtiğinize bağlı olarak ) başlangıç görevi ister istemez o federasyonun en üst makamında yer alan kişinin, kızının önemli bir noktayı bombardımana tuttuğunu ve bir tür mahkemece cezalandırılması gerekeceği için onun suçsuzluğunu ispatlamaya çalışmamızla zaten belirli bir tarafı seçmeye mecbur bırakılıyoruz (en azından benim oynadığım Cadar Syndicate de öyleydi). Tarafsız bir gözlemciyi taşıdığımız ilk görev bu haberin federasyonun başkanı tarafından öğrenilmesi ve çeşitli kollardan suçsuzluğunun ispatlanmaya çalışılmasıyla devam ediyor. Hava da uçuşan komplolardan tutun bütün uzay operası klasikleri mevcut senaryoda.


Seyahat etmek bile başlı başına bir risk. Motor arızaları, meteor yağmurları, bir parçanın radyasyon sızdırması, serseri mayın gibi gezinen uzay korsanları vb. Ayrıca her ilerleyişinizde bir durum ve ona karşı atılan save roll’unun karşılaştırılmasına maruz kalıyoruz. (ekranın sağ alt köşesinde yer alan pano da) Bu save roll’larını ise geminin mürettebatının stat’ları ve trait’leri belirliyor. Morali etkileyen unsurlarda buna dahil. Kaptanınızın, limanlarda mürettebatınıza “çarşı izni” vermesi gerekiyor. Yoksa kaçaklar yüzünden dımıldızlak kalıyorsunuz. İnanın bana lvl 10’a ulaşmış mürettebatınızın büyük kısmının moralleri düşükse ilk uzay limanında sizden ayrılmasını izlemek koyuyor.

Oyunda darkest dungeon’ı andıran bir savaş modu bile var!

ST:F da yasalara bağlı kalarak oynarım diyorsanız önünüzde bambaşka bir yol açılıyor. O sistem/federasyon ile olan ilişkilerinizi iyi tutup onlardan ticari izin belgesi veyahut onun adına öldürme yetkisi satın alabiliyorsunuz. Böyle itibarınız korunmuş oluyor. Yaptığınız en ufak harekette bile itibar puanlarınız hop oturup hop kalkarken bunları almak elzem oluyor.


Bazı görevlerde zorunlu kılınan keşif/port bloke etme/casusluk görevlerinde ise bu ekran karşılıyor bizi. Stat’lere bağlı olarak kumar oynadığınız bu ekrandan, kişisel olarak nefret ediyorum. Çünkü genellikle burada işe yarayan yeteneklere yatırım yapmayı unutuyorum.

Grafiklere aldanmayın. Karşınızda “ummayan taş baş yarar” kabilinde bir oyun var

Sonuç olarak son zamanlarda gördüğüm en derinlikli oyunlardan birisi olmasıyla kalbimi kazanırken zorluğu ya da dengesizliğiyle ( ve dikkat edilmesi gereken ayrıntı bolluğuyla ) beni her seferinde dövmeyi başarabilmiş ST:F‘a şapka çıkarıyorum. Tek eksiği hızlandırma seçeneğinin olmaması. Bütün yavaşlığı 1119 turn sonra canınızı sıkmaya başlıyor :v

Puan: 8/10

Steam mağaza sayfası

 

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading...

Can Berk Angı

Polisiye yazarlarını büyük bir kıskançlıkla izleyen , Cinayet Masası programıyla kahrolan bir şahıs. Yazar olma hayalleriyle yaşıyor ama oyun bağımlılığı ve üşengeçliği ve hiçbirşeye zaman bulamaması onu geride tutuyor.Kronik anksiyetesiyle işi evliliğe vardırabilmesi onun en büyük hayali

Leave a Reply

Nasıl Buldunuz?*

Your email address will not be published. Required fields are marked *