Sorry, James İncelemesi -Veri Madenciliğinin Karanlık Koridorlarında

Yakında siteyi ve bulamaç youtube kanalını safkan indie yapımları tanıttığım bir platforma dönüştürme planlarım gerçek olacak! Düşüncelerimi kendime saklasam iyi olacak. En azından şimdilik (İç ses)

 

 

Şu ana kadar tanıttıklarım arasında yazmanın en zor olduğu yapıma hoş geldiniz efem…

Nereden başlamam gerektiğini bilmiyorum. En basit yol olan hikaye ile başlayalım: Bir teknoloji şirketinde çalışan beyaz şapkalı hacker’lardan birisiniz ve amirinizden bir gün, size gönderdiği şifrelenmiş dosyaları deşifre etmeniz isteniyor. Bu görevden kimsenin haberinin olmaması ve sadece bu görev hakkındaki iletişimin ikinizle sınırlı olması gerektiğinin altını çiziyor.

İlk bulmaca ise oyuna başlamadan giriş ekranında karşılıyor bizleri. Aklıma gelen kullanıcı adı ve şifre kombinasyonlarını deneyip pes ettikten sonra (sonuçta ilk yapmanız gereken oturumunuzu açmaktır huh?) yaptığım minik bir araştırmayla, oyunun steam sayfasındaki açıklama kısmında elde edilebileceğini öğrenmemle ilk dumurumu yaşadım.

 

 

Hikaye ilerledikçe gittikçe daha fazla meraka boğuluyorsunuz ve daha fazlasını istiyorsunuz -aslında ilerlemesinin tek yolu sizin çözdüğünüz bulmaca miktarıyla doğru orantılı çünkü bulmaca başına iki kişi arasında geçen bir mesajlaşmanın sadece Elisa tarafını okuyabiliyorsunuz. Mesajların, konuşan kişiler arasındaki samimiyet dozu arttıkça ve birbirlerine en mahrem anlarını ve düşüncelerini açtıkça merakınız ister istemez kamçılanıyor. Her chapter’ın sonundaki cliffhanger da cabası…

 

 

Belki de bu ekran görüntüsü anlatmak istediğim şey için uygun bir örnek değildi ama karakterler arasındaki (başka bir kişiyi tanımanızın önündeki engellerden bahsediyorum) engeller birer birer ortadan kalktıkça bu diyalogların nasıl sonuçlanacağını -hele biraz duygusal birisiyseniz- öğrenmekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz. Evet oyun +18 konuları işliyor ama porno sitelerinde yer alan seks hikayeleri gibi bayağı değil.

Tek yöneldiği konunun bir ergenin ıslak rüyalarını süsleyecek bir şeylerden ibaret olmaması iyi bir avantaj. Zaten ms-dos tarzı bir grafiksel arayüze sahip ekrana bakarken ve arka planda biraz rahatsız eden biraz melankoliğe davet eden parçalar dönerken bu pek olası değil.

 

 

Bulmacalar ise (pek adventure ya da hiç myst oynamamış birisi olarak) alışkın olduğum türde değildi. Oyunun sitesindeki tanımında Sudoku ve Minesweeper’ın özel bir bileşimi olduğu yazıyordu. Ne kadar haklı oldukları konusunda kesin bir yargı da bulunamayacağım lakin Sudoku kadar sıkıcı olmadıklarını söyleyebilirim. Unutmadan garip bir tatmin hissi bile yarattıklarını söyleyebilirim. Ah keşke 3. chapter’ın sondan bir önceki bulmacasında takılmasaydım…

Atmosferini ise içinize işleyecek ölçüde iyi yansıttıklarını düşünüyorum. Bahsettiğim grafiksel arayüz ve müziklere nazaran çevresel sesler (fan gürültüleri, 286 dos tabanlı pc’lere has çeşitli sistem sesleri) de bunu arttıran bir diğer öğe.

Sonuç olarak bulmacaların zorluğu kimi zaman saç baş yoldursa ve Türkçe çevirisi pek iyi olmasa da yetişkin içerikli bir oyun (hayır hentaimsi shoot’em up’ları ya da steam de virüs gibi yayılan sexual content’li oyunlardaki gibi “yetişkin içerik”ten bahsetmiyorum) arıyorsanız önerebileceğim bir oyundur.

 

Puan : 7/10

 

https://youtu.be/gI7PzoSpRXQ

 

https://store.steampowered.com/app/659190/Sorry_James/

Can Berk Angı

Polisiye yazarlarını büyük bir kıskançlıkla izleyen , Cinayet Masası programıyla kahrolan bir şahıs. Yazar olma hayalleriyle yaşıyor ama oyun bağımlılığı ve üşengeçliği ve hiçbirşeye zaman bulamaması onu geride tutuyor.Kronik anksiyetesiyle işi evliliğe vardırabilmesi onun en büyük hayali

Leave a Reply

Nasıl Buldunuz?*

Your email address will not be published. Required fields are marked *