SANDMAN – Cilt 1 – UYKUNUZU KAÇIRACAK BİR KAÇIRILMA ÖYKÜSÜ!

Merhaba,

Günlerdir –ilk yazı heyecanı olsa gerek- yazmaktan kaçtığım yazımla sizlerleyim.

Sandman serisinin ilk cildinden bahsedeceğim [ciltleri “tpb” olarak da (trade paperback) görürsünüz]  yazıya hoşgeldiniz.

Neil Gaiman’ın yazdığı Sandman çizgi roman kültürünün büyük eserlerinden sayılabilir. Felsefe ve psikolojiye dair içerdiği büyük sorular sizi düşündüğünüzden daha farklı sonuçlara iterken aynı zamanda dahiyane bir hikaye ve inanılmaz çizimler bu yolda size eşlik edecekler.



İlk olarak yayın hayatına DC Comics’te başlayan Sandman daha sonra Marvel ve DC’den ayrılan yazarlar tarafından kurulan Vertigo’nun çatısı altına girdi. Bu yüzden çizgi roman’ın kapağında VERTIGO yazmasına rağmen çizgi roman boyunca DC’den bazı karakterleri görmeniz kaçınılmaz.

Aslında bu yazıda ilk ciltten çok serinin geneline değineceğim –değinmek zorundayım- çünkü okuyunca anlayacaksınız ki –bence-  Sandmanden bahsetmek için birinci ciltten başlayamazsınız. En azından diğer ciltlere atlamadan…

-Spoiler İçerir-

Sandman Cilt 1 Prelüdler ve Noktürnler, uyku tanrısı Morpheus’un bir ritüelde kardeşi Ölüm yerine yanlışlıkla onu çağırılıp hapsedilmesiyle başlar. Düşler Diyarı –a.k.a. DüşÜlke- 30 yıl tanrısı ve onun uyku kumları olmadan kalmıştır. Biz ilk ciltte bunun sebep olduğu zayiata şahit oluyoruz. Cildin bir kısmı uykunun başında birisi olmazsa insanlara neler olacağını anlatırken diğer kısmı da Morpheus’u esir alanları, Morpheus’un ve Morpheus’un onlara nasıl bir karşılık verdiğini anlatıyor bize.

Bu sayıda bir sayfacık gözüken karakterlerin, en önemsiz olduğunu düşündüğünüz karakter bile, sarsıcı hikayelerini ileride göreceğinize dair sizi temin ederim. Kendi adıma beni felsefi ve hikaye olarak en çok etkileyen bu cilt olmuştu. Diğer ciltleri okurken sürekli tekrar geri dönmek zorunda hissettiğim bir cilt de oldu ayrıca. Dediğim gibi… Gerçek hayatta gelişen olaylardan doğan sonuçlar nasıl kolay kolay yakanızı bırakmazsa Sandman’de de Uykunun kendisinin 30 yıl uzakta olmasından doğan sonuçlar sayılar boyunca yakanızı bırakmıyor.

Hikâyeye biraz daha girecek olursam;

Morpheus, kendisini ölümsüz yapması için ölümü çağırmak isteyen Dr. Hathaway tarafından kardeşi Ölümle karıştırılarak çağrılır ve hapsedilir. Bu hatayı fark eden Doktor buna rağmen Morpheus’a özgürlüğünü vermez ve düzenli olarak onu ölümsüz yapması için Morpheus’u taciz eder.

Bu sırada uykunun başında kimse olmayınca bazı insanlar sürekli bir uykuya kapılırken bazıları da asla uyuyamaz hale gelir. Bazıları ise uyku ve uyanıklık arasında kalarak “zombi”lere dönüşürler.

Doktor’un ölümünden sonra oğlu babasının yolundan giderek aynı düzende devam eder. Ta ki bir gün sinirle yaptığı bir hatayla Morpheus’u serbest bırakana kadar. Morpheus bu hatadan faydalanarak küçük bir oyunla kafesinden kaçıp Doktor’un oğlu –ve artık yaşlanmış- olan Alex’i sonsuza kadar kabus görmeye mahkum eder.

Bu şekilde cilt bir’in ilk sayısı biter.

Cilt’in devamında Habil, Kabil birkaç kabus ve Hekate ile tanışıyor ve elinden alınıp türlü yollarla el değiştirilmiş eşyalarını ararken Morpheus’a eşlik ediyorsunuz. Hatta en sonunda Ölümle bile tanışıyorsunuz.

Birinci cilt hakkında söyleyeceklerim bu kadar. Muhtemelen ikinci ciltten bahsederken daha rahat olacağım. Çünkü orada göreceğimiz karakterlerden ilk ciltte çok az gözüktükleri için bu yazıda bahsedemedim.

Çok güzel örülmüş bir seri olduğundan dolayı gerçekten ciltlerden biri olmadan diğerinden bahsetmek oldukça zor. Umarım bu yazıyı okurken keyif almışsınızdır ve umarım Sandman’i almak için içinizde bir merak kıpırtısı yaratabilmişimdir. Hepinize güzel okumalar diliyorum.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 votes, average: 5.00 out of 5)
Loading...

Leave a Reply

Nasıl Buldunuz?*

Your email address will not be published. Required fields are marked *