Cebinizi Durmadan Delen Kart Oyunlarında Sıkıldınız Mı? – Prismata İncelemesi (Erken Erişim)

Mercek altına aldığım başka bir indie yapımla karşınızdayım. Bu sefer bir değişiklik yapıp en az ilgimi çeken (her ne kadar 1 seneye yakın hearthstone oynasam da) bir türe yöneleceğim. Card game türüne… Hazırsanız başlayalım…

 

 

Yine screenshot üzerinden anlatmaya çalışacağım çünkü bir oyunun mekaniklerini ve özellikle hakim olmadığım bir türün mekaniklerini anlatmak benim için biraz zorlayıcı. Her neyse ilk dikkatinizi çekeceğini düşündüğüm şey olan bütün kartlarınızın açıkça yan panelde görülebilecek bir şekilde olduğu.

Rastgele bir şekilde elinize gelen kartlar burada söz konusu değil. Açıkçası bu benim en çok hoşuma giden yönüydü. Aslında oyun basit çıkarma-toplama üzerinden üzerinden gidiyor. Her turda paranızın ve o birimin istediği özel kaynakların yettiği ölçüde sahaya kart sürebiliyorsunuz.

Bunu şöyle bir örnekle açıklayayım : temel para kaynağınız olan drone’ların yapımı için 1 adet power (her bir drone için bir adet) gerekiyor ve bunu sadece engineer’lar ile sağlayabiliyorsunuz. İkisi birbirini besliyor anlayacağınız. İşin farklı bir yöne ise her iki birimi de kalkan olarak kullanabiliyorsunuz. Tek yapmanız gereken saldırı miktarını karşılayacak kadar olan miktardaki drone ve engineer’ı kullanmamak. Evet! İstediğiniz kadar drone seçerek o tur elde edebileceğiniz para miktarını ayarlayabiliyorsunuz.

 

 

Her kart oyununda olduğu gibi kartınızı sahaya sürdüğünüzde belirli bir cooldown’ı var. O süreyi geçtikten sonra o birimden fayda sağlayabiliyorsunuz. Şimdi gelelim bir diğer özelliğe; blastforge ve animus’a sol panelde gördüğünüz gibi belirli miktarda kan ve behemium isteyen birimlerimizi kullanabilmek için bu iki üretici birimi sahaya sürmemiz gerekiyor. Yanlış bilmiyorsam bu tip özel kaynaklardan 3-4 çeşit daha var ve oyun tarzınızı buna göre şekillendirebiliyorsunuz. Kabaca, faction tarzı diyebiliriz.

 

Kart bolluğu gözünüzü korkutmasın. Herşey o kadar düzenli ve kontrolü rahat ki… Sahaya olan hakimiyetiniz hiç kaybolmuyor

 

Şimdi gelelim oyunun fazlarına. Kaynak toplama,üretim,saldırı ve defans olarak dörde ayrılıyor. Blastforge, animus vb otomatik olarak gelirken drone’lardan gelecek para miktarını ayarlayabiliyorsunuz ve hangilerini kalkan olarak seçeceğinizi de.

Ekranda görmekte olduğunuz steelsplitter ve rhino’yu saldırı ya da defans olarak seçtikten sonra sadece defans için kullanılan wall, energy matrix ve husk’ın hangilerinin kaç adet saldırıyı bloke edebileceğinizi ayarlayıp mesela 5 can puanına sahip energy matrix’in 4 saldırı puanını absorbe etmesini sağlayabiliyorsunuz.

Yeterli defans puanına sahip değilseniz tamamen saldıranın merhametine kalıyorsunuz. Eğer saldırı puanınız düşmanın defans puanını gçerse bu sefer siz hangi birimleri ortadan kaldırmak istediğinizi seçebiliyorsunuz. Bu arada oyundaki karakterinizin korumanız gereken bir can puanı yok.

Karşı tarafı tamamen temizlediğinizde kazanmış sayılıyosunuz. Bu çok vakit alıyor gibi gözükebilir ama inanın bana hiç öyle değil. İlk bakışta karışık gelebilecek ve uzun bir zaman yiyeceğini düşündüğünüz maçların, yeni mekaniklerle rahatlıkla üstesinden kalkabilmiş Lunarch Studios.

 

 

Bu arada oyunda booster pack’ler de yok! Campaign modunu oynarken seviye atladığınızda yeni kartlar açılıyor ya da senaryo gereği özel durumlarda. İşin multiplayer kısmında ise sizin ve rakibinizin seçebileceği kartlar önceden belirlenmiş durumda. Siz sadece arasında istediklerinizi seçiyorsunuz ve rakiple tamamen aynı desteyi oluşturabilmeniz mümkün!

Bence oyunun raslantısallığını büyük ölçüde azaltıp daha çok strateji yönüne ağırlık verdiğini düşündüğüm güzel bir sistem. Klasik bir rts gibi. Örneğin Command&Conquer. Seçebileceğiniz fraksiyonlar ikinizin seçimine hazır durumda , fraksiyonların ( ya da daha doğrusu birimlerin kullandığı elementlerin) o fraksiyona ait yapabileceğiniz her şey ortada ve tek yapmanız gereken kaynak toplamak ve gelsin saldırılar, gitsin savunmalar.

 

Her ne kadar 4 desem de aslında 3 faz var

 

Başka bir yazı da gördüğüm üzere board game, card game ve strategy türlerinin iyi yanlarını güzelce harmanlamış olmasına katılıyorum.

Sadece minik bir uyarı: oyunu aldığınızda campaign’in ilk bölümünü ve mıltiplayer kısmını satın almış oluyorsunuz. Diğer single player bölümleri için ayrıca bi 40 tl’lik dlc satın almanız gerekiyor ama sizi durmadan booster pack almaya zorlamaması ve Blizzard’ın yaptığı gibi oyunun mekaniklerini her seferinde alt üst eden yeni dlc’ler çıkarma politikası gütmemesi yüzünden bence alınmaya değer.

Sizi oyunun sloganı ve videosuyla başbaşa bırakıyorum efem…

“no p2w no grinding no bullshit”

 

https://store.steampowered.com/app/490220/Prismata/

Can Berk Angı

Polisiye yazarlarını büyük bir kıskançlıkla izleyen , Cinayet Masası programıyla kahrolan bir şahıs. Yazar olma hayalleriyle yaşıyor ama oyun bağımlılığı ve üşengeçliği ve hiçbirşeye zaman bulamaması onu geride tutuyor.Kronik anksiyetesiyle işi evliliğe vardırabilmesi onun en büyük hayali

Leave a Reply

Nasıl Buldunuz?*

Your email address will not be published. Required fields are marked *