Murderous Pursuits İncelemesi



Bilmem hatırlar mısınız aynı konseptin atası olan The Ship adlı bir oyun vardı. Bir yolcu gemisi, 8 katil ve gizlilik temasının ön planda olduğu bir murder fest. Şu anda inceleyeceğimiz oyunda Blazing Griffin’in komik bir şekilde aynı konseptteki ısrarcılığının bir ürünü. Firmanın diğer ürünlerine baktığımda Outerlight Ltd.’nin başlattığı The Ship serisini The Ship: Remasted ile devam ettirmiş ve son noktayı Murderous Pursuits ile koymuş ( en azından şimdilik )


İngiltere’nin Viktoryan döneminde geçen oyunumuz Mr X adlı gizemli bir soyluyu işlediğimiz cinayetlerle eğlendirmek üzerine kurulu. Onun favori silahıyla işleyeceğimiz cinayetler , kurbanımızın peşinde olan 2. hunter dan önce yakaladığımız takdirde geçerli olup bizi Mr X takdir puanıyla ödüllendirmesiyle sonuçlanıyor.


Viktoryan dönemin diline uygun olarak hedeflerimiz quarry olarak isimlendiriliyor.

Aslına bakarsanız benzer konsepti yukarıda saydığım oyunlar haricinde Assassin Creed de de denenmiş ama devamı getirilmemişti. Meydan yine Blazing Griffin’e kaldı anlayacağınız.


MP, AC den aşırdığı bir diğer özellik olan kalabalığa ya da çeşitli içki/sohbet/dans ortamlarına karışıp expose adı verilen gizliliğimizi sürdürmekle hayatta kalabileceğimiz bir başka yapıya daha sahip. Expose sürekli azalırken bu ortamlara karışmanın zorunlu kılınması oyunu biraz tekletiyor. Ayrıca aynı tip karakterler ve skin’ler deryasında kurbanınızı bulmak için sıcak-soğuk oyunu devreye giriyor. Ekranın üst köşesinde yer alan hedefinizin hangi katta olduğunu belirten ve ona yaklaştıkça yeşeren bir bar’a güvenmek zorundayız.


Kurbanınızın tahmini yerini bulduktan sonra bile işiniz kolay değil. Gözlem ve oyuncu içgüdülerinizin yanında 30-40 saniyelik bir cooldown süresi olan perk’lerinize de güvenmek zorundasınız. Yanlış hedefi seçtiğinizde konumunuz bütün avcılara ifşa olmakla kalmıyor. Birkaç saniyelik bir bekleme süresinin azabını da çekiyorsunuz. Yanlış hatırlamıyorsam hedefiniz sıfırlanıp size yeni bir hedef işaret ediliyor.

Sorunlar ise burada baş gösteriyor. Yanlış hedefi tutturmanız ölümle, stun’la, etraftaki bekçilerin -sizi neredeyse 10 saniye boyunca- ceza kestiği sırada açık hedef haline dönüştürmesiyle (işin daha komik yanı bir bekçiye yakalandığınızda tutuklanma işlemi sırasında diğer avcılar sizi bekçinin gözü önünde öldürebiliyor) her şey hızlıca sarpa sarıyor. Yanlış hedefi tutturduğunuzda başınıza gelecekler bununla da sınırlı değil. Art arda yediğiniz alan etkili stun’lar, açığa çıkmanız ve yine ölümünüz anlamına geliyor.


Seviye atladığınızda kazandığınız ödüllerin kısırlığı ise ayrı bir mesele. Ayrıca Dead by Daylight gibi oyunlarla kıyaslandığında alabileceğiniz yeteneklerin azlığı ve sizi sürekli aynı oynanış biçimine zorlaması diğer can sıkıcı bir yan. Ve son olarak ne yazık ki diğer The Ship oyunlarının kaderini paylaşarak çok kısa sürede oyuncu topluluğunu kaybetmiş ya da hiç ilgi görmemiş. Girdiğim 7-8 oyunda hep botlarla oynadım. Sadece 4 harita olması ise bir diğer sorun

Grafiklerin güzelliğinin yanında çeşitlilik ve oyuncu kitlesi de sunsaydı şu anda hala oynayabileceğim bir oyun olurdu.

 

Puan : 6/10

 

Steam mağaza sayfası

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading...

Can Berk Angı

Polisiye yazarlarını büyük bir kıskançlıkla izleyen , Cinayet Masası programıyla kahrolan bir şahıs. Yazar olma hayalleriyle yaşıyor ama oyun bağımlılığı ve üşengeçliği ve hiçbirşeye zaman bulamaması onu geride tutuyor.Kronik anksiyetesiyle işi evliliğe vardırabilmesi onun en büyük hayali

Leave a Reply

Nasıl Buldunuz?*

Your email address will not be published. Required fields are marked *