MURDER DEATH KILL (MDK 2) İNCELEMESİ

Gel okurcu sana küçüklüğümün oyunundan bahsedeyim. İnternetin karanlık çağlarında hala CD’ciden oyun aldığımız ve harçlığımızı sadece oyuna gömdüğümüz(yanlış olmasın ilkokul kantinini de es geçmeyelim) zamanlardan. Şu anda 40’lı, 50’li yaşlarını yaşayanlar değil de 20’lerinin ortalarında veyahut sonlarında olanların yaşadığı karanlık zamanlardan. Masaüstü PC’sinde 64 mb RAM’in olduğu milattan bahsedeceğim sana. Oyun cd’sinin yanında küçük “nasıl crack yapılır” adlı notların verildiği zamanlardan (bu internette araştırma yapmadan sadece gerekli isimleri hatırlayabilmek için baktığım wiki haricinde hiçbir kaynaktan beslenmediğim bir yazıdır)

Aklıma kazınan girizgahlardan

 

Bu şarkının değerinden bahsedeceğim sana. Oyunlardaki mizahı bana gösteren oyundan MDK2 den!

Yerleri paspaslayan bir hademe iken kıyafetlerini değiştirdiğinde bir kahramana dönüşen Kurt Hectic yine sıradan bir günde günlük işlerini yaparken (yanlış hatılamıyorsam Doctor Hawkins’in uzay gemisinde) Dünyaya yapılan ani bir saldırıyla (şu anda çizgi roman karelerindeki gibi bir anlatımı tercih eden ara sahneler aklıma geldi) kıyafetlerini değiştirir ve bum! O uzaylıların korkulu rüyası Kurt’dür artık. Gerizekalı fiyaka yaparken (tam uzay gemisinden freefall yapacağı anda) dengesini kaybeder ve lazerlerin arasına dalarak Dünyaya saldıran bir uzay gemisine serbest dalış yapar(!)

Diğer bölüm Doctor’un bölümüdür. Radyoaktif tost makinesini ve scotch dan yapılan molotovlarıyla kendi gemisini işgal eden uzaylıların arasına dalar. Dost canlısı etobur bitkisine(birkaç metre boyutunda) kendi geliştirdiği uzaylı süpürücünün rüzgarıyla, uzaylıları yakalayabilecekleri bir mesafeye ittirdikten sonra(afiyet şeker) dost canlısı bitkisinden radyoaktif tost makinesinin ana bileşenini alıyordu(radyoaktif sıvı) Bölümün geriye kalanını hatırlayamadım ☹

Max ise (4 kollu insan boyutunda bir köpektir aynı zamanda) 50’lerin bilimkurgu filmlerinin ya da çizgi romanlarının klasik uzay mekiği tasarımından esinlenmiş uzay mekiğiyle başka bir ana uzaylı gemisine giriş yapar. 4 kolunda birden gatling gun olan bir köpekten bahsediyoruz. Tom ve jerry deki isveç peyniri kadar delik deşik olmuş bir uzaylı gemisinden aynı zamanda 😀

Evet burada gördüğünüz en retro giyim tarzına sahip, oyunun en akılda kalıcı(aslında 2 ayrı bölümde savaşmanın da etkisi olabilir) boss’larından biri olan Shwang Shwing’i görüyorsunuz. Onunla birkaç bölüm sonra yine Kurt’ü canlandırırken(evet söylemeyi unutmuşum . Bölümler Kurt ,Max ,Doctor olarak ilerliyor. Evet az önce sıralamayı karıştırdım) kendisiyle tekerlekli sandalyesinde sargılar içerisindeyken (!) dövüşüyoruz. Platformdan platforma Coil Suit’in paraşütümsü zımbırtısıyla süzülürken Shwang’in gözlerinden çıkardığı(afilli gözlüğüne zarar gelmesin diye gözlüğünü kaldırarak tabi ki) lazerlerden kaçınmaya çalıştığımı hatırlıyorum.

İşte oyunun en sinir bozucu kısımlarından biri(evet sadece birtanesi! Başkaları da var!) minimap olmadan labirentimsi su borularında yiyecek basamağının en altında olan bir balığı canlandırdığımız ve etobur balıklarla ve bubi tuzaklarıyla dolu olan bir yer! Hepsi sadece aptal(hani usta,mühendis ya da mimar) tasarladı/yaptıysa artık ve hepsi sadece bir tuş için!

1.22 ye atlayın, evet oyunun mizahı bu 😀

Hep aynı youtuber’ı verdiğimin farkındayım(wikiden başka bir kaynak kullanmadığımı söylediğimde de) ama şuraya bakın(1.23) :

Herhangi bir ısı görüşüyle ya da Batman’in herhangi görüş zamazingosuyla değil çıplak gözlerle kabloların nereye gittiğini bulmaya çalıştığımız sinir bozucu bir bölüm daha! Çocukken çok acayip şeyleri sevebiliyormuşuz!


Son sözü söylerken son boss’tan ne kadar sinir bozucu olduğunu anlatacaktım lakin sınırlı sayıdaki oyun seçeneğiyle neye aşık olacağınızı bilemiyorsunuz ve oynadığınız herhangi bir oyun sizde sonsuza kadar iz bıraktığı kafama dank etti. Biliyor musunuz halen aslında oyun oynamamızın nedenlerinden biri olarak çocukken hissetiklerimizi tekrar hissetmeye çalışmak olduğunu söyleyebilirim. Eh neyse çok gevezelik ettim , son boss’a(Zizzy Balloobba) bakalım. Herhangi seçtiğiniz bir karakterle son boss’a girdiğinizde (aslına bakarsanız bu doğru bir sözcük seçimi çünkü boss sizi içine çekiyor ve organlarını içerden yokediyorsunuz!? Ve o sırada vücudun savunma sistemiyle savaşıyorsunuz 😀 ) hipnotize saldırısıyla  tuşların tersine dönmesini mi istersiniz sizi takip eden lazer ışınları mı dersiniz bilemem ama Doctor Hawkings olup radyoaktif sıvıyı içtiğinizde ve Hulkvari bir canavara dönüştüğünüzde iç organlarını patlatmak çok eğlenceli

Neyse efenim nostaljik kısım şimdilik bu kadar . Oyunun güzellemesi için geldim lakin sanki kötülemiş gibi göründüysem o benim terbiyesizliğimdir. Sağlıcakla kalın.

Can Berk Angı

Polisiye yazarlarını büyük bir kıskançlıkla izleyen , Cinayet Masası programıyla kahrolan bir şahıs. Yazar olma hayalleriyle yaşıyor ama oyun bağımlılığı ve üşengeçliği ve hiçbirşeye zaman bulamaması onu geride tutuyor.Kronik anksiyetesiyle işi evliliğe vardırabilmesi onun en büyük hayali