Die for Valhalla! İncelemesi – “Nasıl Beat’em Up Yapılmaz”ın Güzel Bir Örneği



Şu ana kadar sayısız beat’em up oynadım. Eskimeyen klasiklerden tutun da günümüzde ya klasik beat’em up formülünü uygulayarak nostalji duygusu uyandıran da stilize grafikleriyle türe yeni bir şey katmaya çalışanlara kadar ( bknz full metal furies ) ama hiç bu kadar kötüsünü oynamamıştım.

Sanırım bununla “Allah belanızı versin gaming” isimli yazı dizisine başlayabilirim.

Hayatını kaybeden savaşçıların vücudunu ele geçirme yeteneğine sahip olan doğaüstü varlık olan Valkyrie’sin. Sorunlar bununla başlıyor. Sadece nordların değil çevredeki her şeyin kontrolünü ele geçirebiliyoruz ama o an kullandığınız savaşçıyı yeterince güçlendirir ve ölmemeyi başarabilirseniz bu gücün hiçbir anlamı kalmıyor. Bu yanını tanıtımlarında ön plana çıkarmasına rağmen neredeyse hiç kullanmanıza gerek kalmamasıyla kendi kalesine ilk golü atıyor DfV.


Oyun boyunca 3 çeşit görev tipinin olması ise DfV’nın diğer günahı. Birbirinin birebir kopyası olan haritalarda ya bir sunağı korumak ya da dalga dalga gelen düşmanlara karşı savaşarak (evet oyunda wave sistemi var) bölümü bitirmek dışında arada sırada boss larla karşılaşıyorsunuz. Yaratık çeşitliliğine getirdikleri çözüm dillere destan. İşte karşınızda kalkanlı bir goblin! (oyun ilerler) Şimdiyse daha büyük kalkanlı bir goblin! Tekrar hissini yakın zamanda oynadığım oyunlarda hiç bu kadar güçlü hissettiren ve oyunucuyu gerizekalı yerine koyan bir yapımla karşılaşmamıştım. Bu konuda kendisini tebrik ediyorum.

Bitmek bilmeyen sorunlarının bir diğerinden bahsetmek gerekirse; ilk defa bir beat’em up da yapay zeka problemrileriyle karşılaştım. Yaratıkların engellere takılmasından tutun da siz vurana kadar hiçbir şey yapmadan beklemesine kadar (buna boss lar bile dahil). Etraftaki patlayıcı varillere saldırıp kendilerini patlatmalarıysa aslına bakarsanız ilginç bir deneyimdi.


Bir karakter gelişim yönü de var ama oyunu oynayabilmenizin tek yolunun kendinize lobotomi uygulamaktan geçmesiyle, pek umrunuzda olmuyor. Tekrarla ilgili söylemem gereken bir şey daha var. Boss ların saldırı biçimleri bile birbirinin aynısı!

DfV hakkında yazarken bile ruhumun vücudumu terk ettiğini hissediyorum.

 

Puan : 4/10

 

Steam mağaza sayfası

 

Can Berk Angı

Polisiye yazarlarını büyük bir kıskançlıkla izleyen , Cinayet Masası programıyla kahrolan bir şahıs. Yazar olma hayalleriyle yaşıyor ama oyun bağımlılığı ve üşengeçliği ve hiçbirşeye zaman bulamaması onu geride tutuyor.Kronik anksiyetesiyle işi evliliğe vardırabilmesi onun en büyük hayali

Leave a Reply

Nasıl Buldunuz?*

Your email address will not be published. Required fields are marked *