Deliliğin Göbeğinde: “Hellblade: Senua’s Sacrifice” İncelemesi

 Evet efenim oyun hakkındaki görüşlerimi yazmak için buradayım. Aslına bakarsanız bu teknik bir yazı olmaktan ziyade (grafik kalitesi,oyun mekaniği rerör) diğer yönlerine eğilecek(tabiki yazabildiğim müddetçe)

 
Oyunun ilk saati benim için harika bir deneyimdi. Tüylerimin diken diken olmaktan çıkıp mızraklaştığını hatırlıyorum. Kafanın içindeki fısıltılar, sisli ve bilinmedik kıyılara doğru yavaşça yelken açarken(sandal bu arada) sana eşlik ediyor ve oyunun gizemini ve korkutuculuğunu körüklüyordu. Bu kimi oyuncuları rahatsız edebilecek bir şey olsa da (çünkü bütün oyun boyunca aralıksız olarak size eşlik ediyorlar) beni aksine oyuna daha da ısındırdı(evet akıl hastalıkları korkutucu olduğunda bunun beni baştan çıkardığını söylemeliyim)

İlk saati ve ya 2 saati atlattıktan ve oyuna adapte olduktan sonra Senua’nın hikayesi sizi avucuna almış oluyor ve bütün bunların gerçekliğini sorgulamaya ana karakterin zihnine kapalı kaldığımızı mı yoksa sevgilisini tekrar canlandırmak isteyen bir kelt savaşçısını mı canlandırdığınız sorusu zihninizi kurcalıyor. Oyunda ilerledikçe ve oyun farklı bir yüz kazanmaya başladıkça bunu sorduğunuzu eklemeliyim.

    Karakterlere gelirsek, Druth’a aşık olduğumu söylemeliyim. Sesi ve anlattıkları çok etkileyici. Aslına bakarsanız herhangi bir frp oyununda dm standartlarının minimum Druth üzerinden yapılması gerektiğini düşünüyorum artık. Size kendisi ve etrafta bulduğunuz rün kazılı dikilitaşlarla etkileşime geçtiğinizde nors mitolojisinden efsaneler anlatıyor (ahhh o tonlama) Anlatımı daha fazlasını duymak istemenize yol açabilir ki bende açtı (achievement açma isteği bi yana) Bu arada dikilitaşlardan uzaklaşırsanız Druth’un sesi gittikçe azalıyor ve en sonunda onu duyamıyorsunuz.

Annesi ise oyunun ortalarından itibaren ortaya çıkıyor . Kendisine belirli bölümlere geldiğinizde acıma hissinden başka bir şey duyamıyorsunuz(ki bu kötü bir şey değil) . Babasına gelirsek (evet bu bir “aile” oyunu) ona bol bol küfür ettiğimi ve ona kin bilediğimi farzedin. Nedeni ise şu ben de birtakım ruhsal problemlere sahibim ve Zynebel kötü,duyarsız ve manipülatif bir baba. Ruhsal bir probleminiz varsa bunu daha da güçlendirecek birisi ve inanın bana böyle birisini hayatınızda istemezsiniz. Senua’nın uğruna yola çıktığı sevgilisi ise Dillion . Sevgi dolu ve destekleyici bir sevgili. Hatta Senua “karanlığının” onunla beraberken solmaya başladığından söz eder. Uğruna cehenneme gidilecek birisi

   Hikaye ile ilgili söyleyebileceğim herhangi bir şey yok. Çünkü ne dersem oyun zevkini baltalayabilir. Hellblade hikayesiyle ayakları üstünde duran bir oyun ve bunu elinizden almak istemem.

 

   Kendi kendimle çelişeceğim ve biraz dövüş ve bulmacalar hakkında bahsedeceğim. Size bir şey itiraf ediyim : hedef değiştirme varsa eğer onu hiç kullanmadan bitirdim 😀 Herneyse dövüş kimileri için biraz sıkıcı gelebilir çünkü Ninja Theory’nin diğer oyunlarına kıyasla dövüş mekaniklerinin minimal olduğu oyun. Bulmacalar ise ilk bakışta anlamsız gelebilir. Bense oyun sonrasında yapım videosunu izlerken anlam verebilmiştim. Bulmacalar , rünlerle kilitlenmiş bir kapının olduğu ve bu rünleri etrafta başka bir objeye dönüştürülmüş vaziyetteyken arıyorsunuz. Spoil etmeden söyleyebileceğim şeyse psikoz hastalarının kendilerine ait bir dünyası olduğu ve sıradan objelere başka anlamlar yükleyip kendi kurgusunu oluşturduğu yönünde

   Ve sizi uyaracağım noktaya geldik. Bu eğlenceli,geyik ya da ninja gaiden tarzında bir oyun değil; bu bir bakıma, ruhsal problemleri ikinci elden yaşayabileceğiniz bir deneyim(ki oyun sonunda buna dair bir açıklama izliyorsunuz)  Aslında gündelik hayatında, Senua’nın deneyimlediği halüsinasyonları ve kafasının içindeki sesleri, her an yaşayan insanlar hakkında bir oyun.

    Bir bakıma son derece öznel bir deneyimin paylaşılması gibi…

Can Berk

Polisiye yazarlarını büyük bir kıskançlıkla izleyen , Cinayet Masası programıyla kahrolan bir şahıs. Yazar olma hayalleriyle yaşıyor ama oyun bağımlılığı ve üşengeçliği ve hiçbirşeye zaman bulamaması onu geride tutuyor.Kronik anksiyetesiyle işi evliliğe vardırabilmesi onun en büyük hayali