CAPTAIN MARVEL – Kısa Kısa Artılar ve Eksiler!

Sevgili okurcuklar, sizler için; bu hafta vizyona giren ve başrollerinde Jude Law, Samuel L. Jackson, Brie Larson gibi çok ünlü oyuncuların olduğu Captain Marvel filmini izledik ve inceledik.

Filmde, bir çizgi roman kahramanı olan Captain Marvel’i beyaz perdede görmekteyiz. Kree ırkına bağlı bir özel birlikte görev yapan Vers isimli kahramanımız, yaşadığı bir kaza sonucu bulanık olan hatırlayamadığı geçmişi ile yüzleşmeye ve kendi güçlerini keşfetmeye başlıyor.

Keyifli okumalar…



Öncelikle şunu diyebilirim ki film, tam olarak beklediğim gibi olmuş. Gitmeyenler için tavsiye: fragmanın aynısı!

Ne eksik, ne fazla. Hatta bazı noktalarda fragman, filmi sahtekarlık derecesinde afilli bile göstermiş diyebiliriz.

Nasıl mı?

–SPOILER–

EKSİLERİ:

  • Skrull lideri Talos’un  İngilizce’si ciddi anlamda aksanlı.

    Yabancı kaynakalrda da eleştirilmiş bir olay bu. Avustralya aksanı ile konuşmakta ve Dünya’da bulunmamasına rağmen “jazz hands” gibi dünya deyişlerini aktif bir şekilde kullanarak konuşuyor.

    “Ama belki dünya’ya gelmiştir!” diyen fanboyları duyar gibiyim. E o zaman Kedi dediğimiz hayvanın varlığından neden bi haber? Açık bir şekilde kedi’nin ne olduğunu bilmemekte ama aksan öğrenecek kadar vakti olmuş. Garip…

  • Filmde gerçek anlamda bir nemesis, ya da villain yok.

    Jude Law’ın hayat verdiği Yon-Rogg karakteri, sadık bir Kree askeri ve kendince haklı temellere dayanan motivasyonları var. Bir villian değil çünkü savaşta taraf tutan, belki de kendi halkına göre Captain Marvel‘dan daha kahraman bir kahraman. Tekrar gördüğümüz Ronan ise yine aktif bir villain değil. Görevini yapmak için gelen bir asker. Skrull askerleri ise hiç değiller, meğersem bu varlıklar kendilerine vatan arayan bir garip mültecilermiş, hep yanlış anlaşılmışlar. Bu villain eksikliği, hem iyi hem kötü.

    Yenilikçi olması açısından iyi. Yani diyorlar ki, savaşta ve gerçek hayatta iyi kötü, siyah beyaz yoktur; her şey gridir, herkesin kendince motivasyonu vardır ya da bir şeylere mecbur kalıyordur.

    Aynı zamanda kötü, çünkü bir çizgi roman karakteri uyarlamasında ve superhero filminde görmeye alışkın olduğumuz şey genelde bir ana düşmandır. Diğer yandan babacan kötü karakterlerin de olabileceği gerçeğini Spiderman: Homecoming‘de gördük.

    Tarafınızı kendiniz seçin.

  • Filmin, mesajı gerçek anlamda tam geçmiyor ve yetersiz kalmakta.

    Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde vizyona girmesi vermek istediği bir mesaja hiç bir katkıda bulunmamakla birlikte, ufak bir pazarlama çakallığından öteye gitmiyor.Öncelikle 8 Mart, çalışan, hakkı yenen emekçi kadınların günü olarak kutlanmaya başlayıp popüler kültür ile klişeleşip içi boşaltılmış; kapitalizm kölesi haline getirilmiş bir tarih günümüzde.

    Filmde, kadın olma mesajı biraz politik davranılarak olabilecek en en en en en en en en basit haliyle anlatılmış. Yani şimdi gerçekçi konuşalım, kadınların savaş uçağı pilotu olması batı ülkelerinde bile gerçekten normlar üzerinde bir statü, hele ki film ’95 yılında geçmekte.

    “Sadece erkekler kullanabilir” anlamında, erkek cinsel organına gönderme yapan “cockpit” esprisinin arka planda aktif ve inaktif olarak birden fazla kez dönmesi çok yavan kalmış.

    Carol Danvers’ın yerlere düşüp düşüp, pes etmeyerek kalktığı; güçlü kadın olduğu kısımlarda ise aklımdan şu şarkı geçmedi değil:

    Ne saçmalıyorum ben?

    Kardeşim, zaten bu kadın filmin geçtiği yıllara göre ve günümüze göre bile “erkek işi” sayılacak bir poziyona gelerek, çok başarılı olarak, özel deneylere projelere seçilecek kadar kendini kanıtlamış bir karakter. Evet, zaten onu diyoruz “kendini kimseye kanıtlamaya ihtiyacın yok” hele ki Yon-Rogg’a.

    Bunu keşfetmene gerek yok zaten çünkü statün yüksek! Asla isyan edecek kadar ezilmen gerekecek bir işte değilsin demek istiyorum, dürüst olalım demek istiyorum; ezilmiş olsan bile zaten başarmışsın ya da başarıyorsun.

    Senin vermek istediğin mesajı kim vermekte biliyor musun?

    Captain America! Erkek normlarına fiziksel ve karakter olarak uymadığı için ezilen ve kazandığı güçler ile yine kendisini bozmadan, onu ezenleri ezmeden, kanıtlama çabasına girmeden gücü eline alan bir karakter. Güçleri olmadan bile haksızlık karşısında bir görev olarak durabilen, sıfırdan yükselmiş bir karakter.

    Iron Man! Evet, zengin; ancak dibi görmüş birisi. Mağara şartlarında kendini yeniden varederek yükselen bir karakter. Hem de göz ardı edilse bile aslında engelli. Kalbinde şarapnel parçaları ile geziyordu.

    Bunlara rağmen bir çok şeyi başaran kahramanlar karşısında Captain Marvel, zaten ayrıcalıklı kadın savaş pilotunun daha da ayrıcalıklı kozmik güçlerle donatılması dışında bir işlev gösterememekte.

    Peki biz seninle ya da başka kadınlar seninle nasıl empati kuracaklar? Hem savaş pilotusun, statün yüksek; yine de sürekli eziliyorsun, ama şimdi ezemiyorlar çünkü Space Stone’dan absorbe ettiğin güç ile artık ellerinden kozmik güç patlamaları saçabiliyorsun!

    Nasıl bir mesaj alıp empati kurmam gerekiyor acaba? Nerede çok çalışarak başarma? Bizde mi Space Stone bulmalıyız?

    Süper gücünü tesadüfen kazanan bir karakter var karşımızda. Zaten pilot olman güzel bir başarı ve filmdeki herkes seni bu konuda ezmekle haksız duruma düşüyor bu bize geçmekte. Kendi eliyle kurduğu bir şeyi film yine kendi elleri ile gerçek üstü bir anlama taşıyor ve amacından uzaklaştırıyor.

  • Karakter, evrene damdan düşer gibi dahil oluyor.

    Endgame öncesi, olayları hızlandırmak için resmen pata küte dahil olmuş. Bir tv dizisi bölümü gibiydi film; Doctor Who dizisinden gerçekten herhangi bir bölüm havasındaydı.

    “Meğersem herkes kendince iyidir, savaş kötüdür, birileri yanlış anlaşılıyormuş bunca zaman boyunca, kadınlar canımızdır, güçlüdürler, politik doğruculuk. Ha bu arada After Credits sahnelerimizi kaçırmayın evrene bağlıyoruz!”

    Irkçılığı ve azınlık kültürlerin karşıtlığı ile ünsalmış Disney’in sırf para getiriyor diye siyahilere ve kadınlara sarması da apayrı bir tartışma konusu zaten.

    Murat Öğüt arkadaşımın,

    CAPTAIN MARVEL – POLİTİK BİR BOŞLUK DOLDURMA FİLMİ

    yazısını da keyifle okuyabilirsiniz bu noktada.

  • Film boyunca bir çok güçlü, bir çok güçsüz. Güç dengesi kurgulanamamış.

    Gücü nasıl işliyor? Öfkelenince mi? Odaklanınca mı?

    Filmde gücü resmen kadınlık gururu ayaklar altına alınınca ya da karakteri ezildiğinde aşağılandığında, “sen bir şey yapamazsın” denildiğinde çalışmakta. “A öyle mi! Görün şimdi!” amaçlı girişmekte. Yahu tamam gerçekten güçlüsün orası Allah’ın emri zaten!

    Supreme Intelligence ile son konuşmasında, onu altüst ederek gerçekliğe döndüğünde mesela gücü dorukta olarak görüyoruz; ancak bir odada Yon-Rogg ve tayfası ile upuzun, bol boğuşmalı bir kavgaya girişiyor. Yer yer de dayak yiyor. Ancak iki dakika sonra, koca koca kruvazörlerin kelimenin gerçek anlamı ile içinden geçiyor; paramparça ediyor onları.

    bu noktada Supreme Intelligence ile görüşmesinden hemen sonra ulti açması, çılgınlar gibi kozmik enerji ile parmalası çok havada kalıyor. Tanrılarla kapışacak kadar gücü varken sırf dikkat dağıtma yapmak adına saçma sapan bir teneke kutuyu savunma derdine giriyor.

    Askeri üste mahsur kaldıklarında, arşiv odasında Nick Fury’i Skrull’ın elinden kurtardıktan sonra kaçması çok saçma kalıyor.

    Vakit mi yok? Adamlar mı çok fazla? Captain Marvel olarak görmesen bile kendini Kree Special Task Force Komandosu’sun sen yahu!

    Ayrıca filmin sonundaki ayıkmana kadar Skrull ırkından deli gibi nefret ediyosun. Adam yerdeyken yarım kalmış işi bitirip öldürsene. Masum komşulara bile Skull olabilir diye iğrenerek bakıyoken düşmanı yere serip devam etmemek orada mantık hatası olarak kalıyor. Bi energy beam atımlık zamanın da mı yok hacı?

  • Tamamen 90’lı yıllar çocukları için bir kulak ve göz orgazmı olmaktan öteye geçemiyor.

    Marvel kitlesini bulmuş, Millenial jenerasyonu.

    Yani 85′ ve 99′ arası doğan jenerasyon.

    Şarkılar filmler, kıyafetler, göndermeler, İnternet’in yavaşlığı bıdı bıdı bıdı bıdı…

    Kurban oluyum rahat bırakın bizi artık ya tamam valla retrodan bıktık o kadar klişeleşti ki!

     

    ARTILAR:

  • Görsel Efektler bir harika!

    Evet görsel efeklerini en yerinde bulduğum ve karakterin hakkını vererek yapılan bir Marvel filmi izledim. Muazzamdı! Tam puan!

    Samuel L. Jackson’un gençleştirilmesi harika olmuş.

  • Espriler, ironiler güzel geçmekte ve eğlenceli.

    Fury’nin gözünün kedi tarafından ironik ve komik biçimde çıkarılması.

    Kedi’lerin aslında tehlikeli bir uzaylı ırkı olduğu gerçeği.

  • Ters köşe yapması hoş.

    Skrull ırkı konusunda empati yaptırması, düşmanı sevdirmesi güzel ters köşe olmuş. Kesinlikle başarılıydı.

  • Çoğu şeyin ve karakterin orijinini görmemiz keyifliydi.

    SHIELD demirbaşı, Quinjet’in ilk versiyonuna benzeyen Quadjet’i görmemiz hoştu.

    Coulson’ı gördük.

    Avengers projesinin çıkış noktasını ve isminin kökenini gördük.

  • Aksiyonu yerinde, savaş sahneleri keyifli.

    Hakkını vermek lazım, kareografiler ve efektler gerçekten iyiydi. Tatmin edici kavga sahneleri vardı.

 

Son Söz:

Film oldukça güzel, izlenebilecek bir film. Biraz çerezlik bir film odluğu gerçeği de yadsınamaz. Ant-Man filmleri kafamda inanın bundan daha güçlü şu aşamada. Ya da bi Dr. Strange ile kıyaslayamam.

Biraz belirli bir kesime oynanmaya çalışılma çabası bu filmi katletmiş gibi duruyor. Onun dışında işlenişi, yukarıda saydıklarım dışında güzel. Popüler olma ve toplumsal bir şeylere bilip bilmeden parmak basma kaygısı olmasaydı çok farklı bir yapım ortaya çıkabilirdi diye düşünüyorum.

Yine de çoğu eleştirmenin yaptığı gibi WonderWoman ile kıyaslama çabasına girmeyeceğim, bence geçtikleri yıllar bile olaya çok farklı boyutlar katmakta.

Biri 1900’lerin başı diğeri 1995 sonuçta. O yıllara göre Wonder Woman, bir erkeğe laf soksa bile zaten “kadının zaferi” olarak taçlandırılacak bir olay.  Böyle bir kıyaslama bence doğru olmaktan uzak olacaktır.

Ayrıca Carol Danvers, Wonder Woman gibi sadece kadınların olduğu Amazon kabilesinden de gelmiyor. Wonder Woman, zaten güçlü bir kadın çünkü erkek baskısını hiç tatmamış durumda.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading...

Abdullah Derin

GEEK

Leave a Reply

Nasıl Buldunuz?*

Your email address will not be published. Required fields are marked *