Book of Demons İncelemesi – Can Çekişen İzometrik Hack’n Slash’e Yeni Bir Soluk Üfleyebilecek Mi?



Paperverse adlı bir evrende geçen, ilk Diablo’ya bir saygı duruşu niteliğinde olan yedilemenin üçüncü (!) kitabıyla başlayacağım söze!


Aslında söze nasıl başlamam gerektiğin kestiremiyorum. Biraz yazma konusunda paslanmanın eksikliğini çekiyor olabilirim. Bir daha denemem gerekirse ; öncelikli olarak ekran görüntüsünün nispeten basit grafiklerle ve detay yoksunluğuyla dolu olmasına burun kıvırmayın. İçimden bir ses Warcraft 3‘ün RTS türü için yaptıklarına benzer yol izlediklerini fısıldıyor. Evet ciddiyetle karikatürize yapının garip bir karmasını Book of Demons için denediklerini fısıldyanan ses hala yanı başımda. Gördüklerim ve oynadıklarım arasındaki o türe ait bütün oyunlar son grafik motorlarının nimetlerinden faydalanırken BoD radikal bir karar alıp stilize bir yapıyla karşımıza çıkmış ve bunu iyi ki de yaptığını söyleyebilirim rahatlıkla.


Söze yanlış yerden başladığımın farkındayım. Yazarken , yazının sizi nereye götüreceğini kestiremediğiniz o anı yaşıyorum. Madem farklılıklardan girdik öyle devam edelim. Her tür yan görevi bulmak için ( loot ve xp aşkına! ) haritanın en ücra köşelerini dolaşmanıza imkan veren bir serbestlik sunmak yerine sadece koridorlardan oluşan bir harita içermesi ise bir diğer cesur karar Think Trunk‘un. Aslına bakarsanız bu harita yapısını gördükten sonra, son derece sıkıcı ve birbirinin aynısı haritalarda saatlerce dolaşmanın ne kadar bezdirici olduğunun farkına varıyor insan. İşlevsel ve sonuç odaklı. Sonuçta en dip köşelerini keşfetmenin arkasındaki mantık loot odaklı olduğu için haritanın üst kısmında yer alan, olası ganimetlere ilişkin bilgilendirmenin sizi büyük bir yükten kurtardığının farkına varıyorsunuz.


Envanter konusundaki “yenilikçi” tavrını sürdüyor BoD. Kitle katliamı yaparken ( iblis popülasyonu söz konusuyken nüfus kontrol memuru titizliğiyle çalışamamız ) sırasında açtığınız sandıklardan ve boss’lardan kartlar düşüyor. Bu eşyalar mana haznenizde belirli bir kısmı kendilerine ayırmadan önce Deckard Kainvari köyün bilgesinden satın aldığınız kullanılabilir kart hazneleriyle kullanma imkanına sahip olyoruz. Büyüler ve eşyalarınız açık kart haznelerini paylaşmak zounda kalıyor ne yazık ki ( bu hardcore fanatikler için biraz sıkıcı olabilir )

Diğer nispeten üzücü bir haberse eşya ve yetenek çeşitliliği ( ve onların alt varyasyonları ) nispeten sınırlı. Bu kimileriniz için oyunu basitleştiren bir karar sayılabilir ama beni rahatsız etmedi açıkçası. Zaten tür konusuyken bir tarz belirleyip diğer alt sınıfları denemek genellikle aklınızdan bile geçmezken ( burada biz bizeyiz itiraf edebilirsiniz ) beni rahatsız etmedi. Önemli bir detay onlarca çeşitliğe sahip bir yetenek ağacı söz konusu değil. Raslantısal düşen yetenekler ve onların common, magical ve legendary olarak düşen varyasyonları söz konusu. Diğer bir detay ise dağıtabileceğiniz stat puanları da yok. Sadece can ve mana puanları arasında bir seçim yapmanız gerekiyor seviye atladığınızda. Yeteneklerinizi geliştirebilmeniz ise rün kartları ve gerekli bedeli ödediğiniz sürece mevcut


Oyunun geneline sinmiş parodi havası oyunun her anında suratınıza bir gülümseme belirmesine yol açabiliyor. Hele o katın boss’u ile karşılaşmadan önce dinlediğiniz “açılış şarkı”larına bayıldığımı söylemeliyim. Bu şekilde konuyu nasıl bağlayacağımı bilemediğim seslendirmelerin başarısından da bahsedilirim :v

Flexiscope adı verilen özellik sayesinde oyunun süresini belirleyebilmeniz ise başka bir artısı


Puan : 8/10

Steam mağaza sayfası

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading...

Can Berk

Polisiye yazarlarını büyük bir kıskançlıkla izleyen , Cinayet Masası programıyla kahrolan bir şahıs. Yazar olma hayalleriyle yaşıyor ama oyun bağımlılığı ve üşengeçliği ve hiçbirşeye zaman bulamaması onu geride tutuyor.Kronik anksiyetesiyle işi evliliğe vardırabilmesi onun en büyük hayali

Leave a Reply

Nasıl Buldunuz?*

Your email address will not be published. Required fields are marked *