Ash of Gods: Redemption İncelemesi – Ruhsuz Bir Banner Saga Örneği



Ash of Gods: Redemption, AurumDust tarafından geliştirilen karanlık bir fantazya dünyasında geçen taktiksel bir rol yapma oyunu. Oynanış tarzı visual novel, banner saga-vari bir taktiksel savaş modu, roguelike öğeleri ve kart oyunlarını harmanlayan bir yapıya sahip. Ayrıca konusu Rus yazar Sergey Malitsky tarafından kaleme alınmış.

Kısaca konuyu özetleyeyim :

Ash of Gods, bir zamanlar sadece mitlerde kaldığı düşünülen, yüzlerce yıllık bir tehdide karşı kendi kişisel mücadelelerini veren üç ayrı kahramanla ilgili. Kaptan Thorn Brenin, kişisel bir koruma olan Lo Pheng, yazman Hopper Rouley, Reaping tehdidinin geri döndüğünü acı kayıplar vererek anlıyorlar. Aynı zamanda 3 ayrı koldan yürütülen bu mücadelede, sırasıyla canlandırdığımız karakterlerin birbirlerinin kaderlerini etkilemesiyle dinamik bir biçimde durmadan şekilleniyor.

Konusu şimdilik hiç te fena gözükmüyor değil mi? Bahsedilen dinamik yapı, seçimlerin diğer protagonist’leri etkilemesi, reaping ( yanlış hatırlamıyorsam ) adı verilen vebanın insanları karşılarına çıkan herşeyi öldürme isteğiyle dolu beyinsiz garabetlere çevirmesi ve son olarak abomination denilen varlıklarla olan mücadelemiz…

Gittikçe dallanan budaklanan hikaye de Thorn‘un kızını vebadan kurtarma çabaları – vebaya sahip olan herkesin boyunlarındaki işaret ve bunu geciktirmenin tek yolunun strixes adı verilen bir maddeye bağlı olması – Lo Pheng ve Clan of Shadows ile olan ilişkisi ve daha önceki reaping’e karşı savaş veren özel birimden sağ kalan tek kişi olan Hopper. Ayrıca her yer de karşımıza çıkan üzeri dövmelerle kaplı gri figür vs…

Ama biliyor musunuz oynadığım 8 saatlik süre boyunca – hikaye her ne kadar gelişirse gelişsin – ben de en ufak bir merak duygusu uyandırmayı başaramadı. Atmosferin neredeyse hiç olmaması ve bunu desteklemeye çalışan müziklerin iyi olmasına rağmen… Oyunda nedenini anlayamadığım bir ruhsuzluk mevcut.


Savaş moduysa ayrı bir fiyasko. Banner Saga‘yı resmen kopyalamış ve üstüne hiç bir eklemede bulunmadan yapmış bunu. Tek eklediği şey olan kart sistemi ise olmasa da olurmuş bir vaziyette.


İngilizce çevirisi ise yerlerde sürünüyor ve bir o kadar da boş diyaloglara sahip.

Kamp yaptığınızda veya bir yerleşim noktasında görev icabı duraksamanız gerektiğinde ise yan karakterlerle çeşitli diyalog seçenekleri açılıyor. Konuşmalardaki seçimleriniz size karşı olan güvenlerini tazelemeniz ya da daha beter bir hale sokmanıza sebep oluyor. Daha önce dediğim gibi oyuna sinmiş olan ruhsuzluk bir süre sonra sonra hiç bir diyaloğu ya da ahlaki seçimi dikkate almama sebep oldu. Sadece bana verdiği artılarla ilgilenir hale geldim.

Bu tip oyunlarda, herşeyi harfi harfine yerine getirmek ama ruh katmayı unuturak ya da es geçerek “ne kadar başarısız bir yapım sunulabilir”e adeta ders niteliği olmuş bir yapım AoG: R

Son söz olarak; her ne kadar güzel gözükmesine rağmen itinayla uzak durmanızı salık veriyorum.

 

Not : 5/10

 

Steam mağaza sayfası

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading...

Can Berk Angı

Polisiye yazarlarını büyük bir kıskançlıkla izleyen , Cinayet Masası programıyla kahrolan bir şahıs. Yazar olma hayalleriyle yaşıyor ama oyun bağımlılığı ve üşengeçliği ve hiçbirşeye zaman bulamaması onu geride tutuyor.Kronik anksiyetesiyle işi evliliğe vardırabilmesi onun en büyük hayali

Leave a Reply

Nasıl Buldunuz?*

Your email address will not be published. Required fields are marked *