Old Man’s Journey İncelemesi




Bu sefer bol ödüllü ama bir o kadar kıyıda köşede kalmış bir oyunla karşınızdayım.

Tek başına, denize bakan bir uçurumun kıyısında yaşayan yaşlı bir adamın evine bir posta gelmesiyle başlıyor hikayemiz. Mektubu okumasıyla sırt çantasını topluyor, değneğini eline alıyor ve başlıyor yola koyulmaya.


Yeryüzü şekillerini eğip bükerek yaşlı protagonist’imizin ilerlemesine yardımcı olduğumuz basit bir oynanışa sahip, duygusal yönü ağır basan ve hayli kısa bir oyun Old Man’s Journey. Çeşitli vadilerden, kasabalar ve şelalerin yer aldığı çimenlik arazilerden geçerken aynı düzlemde olmayan yeryüzü tabakasını aynı hizaya getirmemiz başlıca görevimiz. Kimi zaman yolumuzu tıkayan koyun sürülerini başka bir noktaya gütmek zorunda kaldığımız kimi zaman ise bel hizasındaki duvarları çeşitli objelerle yıktığımız bulmacalara da sahip. Sonuçta yaşlı birisini canlandırdığımız OMJ de, Assassins Creed tarzı atraksiyonlar bekleyemezsiniz değil mi?


Oyunda ilerledikçe, bazı eski anıları tetikleyen noktalarda, protagonistimiz sırt çantasını yere bırakıyor, sakalını sıvazlayarak anılarının içinde kayboluyor. Bu noktada ailesine ve hayatının dönüm noktalarına dair tek kareden oluşan flashback’ler araya giriyor.

İlk başlarda mutlu anılarla karşılaşırken yavaş yavaş hayatının hüzünlü kısımlarına doğru geçiş yapıyoruz. Anılar gittikçe kararıyor. Bunları izlerken kendinizi kaptırmışsanız alınan kararların yıkıcı etkilerini hissetmeye başlıyorsunuz. Bir bakıma ölümle karşılaşmadan önce yapılan bir tür hayat muhasebesi gibi ya da bastırılmış anılarla yüzleşmek için çıkılan bir yolculuk.

Hiçbir diyalog ya da altyazı içermemesine rağmen – hatta ana menü bile son derece minimalist- hikaye ve sunuş konusunda benden tam puan alıyor. Müziklerin de – her ne kadar post rock olmamasına rağmen – Mogwai‘ın bazı parçalarını andırdığını söyleyebilirim.

Sonuç olarak To The Moon vb yapımlar hoşunuza gidiyorsa buna da bir göz atmanızı öneririm.

Puan : 8/10

Steam mağaza sayfası

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 votes, average: 5.00 out of 5)
Loading...

Can Berk Angı

Polisiye yazarlarını büyük bir kıskançlıkla izleyen , Cinayet Masası programıyla kahrolan bir şahıs. Yazar olma hayalleriyle yaşıyor ama oyun bağımlılığı ve üşengeçliği ve hiçbirşeye zaman bulamaması onu geride tutuyor.Kronik anksiyetesiyle işi evliliğe vardırabilmesi onun en büyük hayali

Leave a Reply

Nasıl Buldunuz?*

Your email address will not be published. Required fields are marked *