Dip Köşe #1: Az Bilinen Sci-fi Filmler!



Bu serimizin ilk bölümünde kıyıda köşede kalmış, az bilinen ancak günümüz bilimkurgu kitaplarına ve filmlerine yön veren filmleri derledik…

Bakalım dip köşe yaptığımız temizlikten sonra ortaya neler çıkacak!

1. Enemy Mine (1985) – Düşmanım

https://www.imdb.com/title/tt0089092/

Filmimiz uzak gelecekte, insanların artık yıldızlararası seyahat yapabildikleri ve başka gezegenleri de sömürdükleri bir zaman diliminde geçmekte.

İnsanların uzay istasyonuna, Drac adı verilen amfibik uzaylıların yaptığı saldırı sonucunda, yakınlardaki bir gezegende bir insan pilot ve bir Drac pilot mahsur kalmıştır. Birbirine tüm kalbi ile nefret besleyen ve öldürmekten başka bir istek duymayan bu iki asker acaba nasıl sağ kalacaklardır? Bulunabilecekler midir?

Pilot Willis Davidge rolünde ünlü oyuncu Dennis Quaid ve Drac ırkından Jeriba Shigan rolünde ise inanılmaz oyunculuğu ile Louis Gossett Jr. gördüğümüz film, “düşmanlık” ve “hoşgörü” kavramlarına eşsiz bir bakış açısı getiriyor. Barry Longyear’ın kitabından bir uyarlama olan filmin senaryosu ve oyunculukları beklenmedik şekilde sağlam.

Yer yer efektleri açıkça bir sette çekiliyormuş hissi verse de senaryo odaklı izlediğiniz taktirde unutamayacağınız bir film izleyeceğinizin garantisini verebilirim, ki şahsen beni çok etkilemişti. Filmdeki Drac ırkı için kısmen de olsa, Rusça’nın tersten okunuşu ile oluşturulmuş özel bir dil bile var. Drac askeri rolündeki oyuncu Louis Gossett Jr. inanın ki film boyunca size bir kere bile insan olduğunu hissettirmeyecek derecede dünyaya ait olmayan sesler ile konuşmakta ve filmin bütün ağırlığını tek başına sırtlamakta.

Çekildiği yıla göre de bazı konularda (spoiler vermek istemiyorum; ırk, cinsiyet, hoşgörü gibi kavramlar diye kısaltayım) oldukça cesurca ve beklenmedik ters köşeler yapabilen bir film. Oldukça da dramatik ve sıcak ilerliyor. Sıradan bilim kurgu filmlerinden sıkıldıysanız,  Wolfgang Petersen gibi harika bir yönetmen tarafından yönetilmiş olan bu filmi hiç düşünmeden izleyebilirsiniz.

 

2. Alien Nation (1988) – Yabancılar

https://www.imdb.com/title/tt0094631/

Bu film size mutlaka tanıdık gelecektir. 80’li yıllarda TV dizisi de olmuş bu film aslında Neil Blomkamp’ın yönettiği 2009 yapımı District 9 isimli filmin de esin kaynağı.

Graham Baker tarafından yönetilen filmde başroller; James Caan ve Mandy Patinkin. Filmimiz 80’lerin polisiye özelliklerinin hepsini taşıyan bir bilim kurgu. Bu açıdan, çok uğraşılmayan ama izlemesi ve gizemi çok lezzetli bir tarzda.

Uzaylı bir ırkın (Newcomers) dünyaya uzun yıllar önce indiği; başta korkulsalar ve bu büyük bir olay olsa da artık normalleştiği ve onların da aramıza katıldığı bir zaman diliminde geçiyor film. Dünya’ya gelen Newcomers gemisi aslında bir köle gemisidir. Dolayısı ile içerisindekiler daha önce hiç bir eşyası bile olmamış madenlerde çalışmaktan gün yüzü görmemiş, hep ezilmiş bir ırktır. Ayrıca gemileri bozulduğu için de geri dönemez halde Dünya’da yaşama mecburiyetinde kalmışlardır. Halkın arasına iyice karışmış olan bu uzaylı ırkı gettolaşmış ve adeta mahalleleri girilemez olmuştur.

Ünlü oyuncu James Caan tarafından can verilen polis memuru bu mahallelerin birindeki soygunda ortağını kaybeder ve her şey böyle başlar. Ona atanan yeni ortak, İnsanlar ve Newcomers arasındaki bağı güçlendirmek için oluşturulmuş yeni bir programla ilk kez bir polis olarak atanacak olan bir uzaylıdır. Bu ikili, ölen arkadaşlarının gizemini çözmeye çalışırlarken ve bir yandan da farklılıklarına adapte olmaya çalışırlarken; kendilerini gittikçe derinleşen ve hatta üst kademelere kadar uzanan bir komplo girdabı içinde bulacaktır.

İşleniş ve konu bakımından kendinden sonraki çok eseri etkilemiş olan bu film bizce olmazsa olmazlar arasında!

3. Forbidden Planet (1956) – Meçhul Dünya

https://www.imdb.com/title/tt0049223/

Fred McLeod Wilcox tarafından yönetilmiş olan bu filmi anlatmaya kelimeler yetmez…

Star Trek evreninin esin kaynağı olan bu film, çok uzak gelecekte geçen gerçekçi askeri-bilim kurgunun başlangıcıdır. Gördüğünüz anda tanıyacağınız, ünlü komedyen Leslie Nielsen’in belki de en ciddi ve en başarılı rollerinden biridir.

Askeri bir İnsan gemisi (uçan daire) gizemli bir gezegene inceleme amaçlı inmiştir. Burada yaşayan sadece iki canlı vardır: bir bilim adamı ve onun güzeller güzeli kızı; ha bir de onların kahyası ve güvenlik görevlisi rolündeki robotları Robby…

Güvenlik protokollerine uyarak orada geçici bir üs kuran askerler, çok geçmeden gezegende garip olaylar olduğunu farketmeye başlarlar çünkü her gece üsleri gizemli bir varlık tarafından saldırıya uğramaktadır. Gezegenin sırrı acaba nedir?

Çekildiği yıla rağmen efektleri hiç de fena olmasa da askeri temalı olduğu için yavaş ilerlemekte olan bu film inanın bana süprizlerle dolu. Oldukça da bilimsel temeli sağlam oturtarak gerçekçi ilerlemeye çalışan bir film. Star Trek seviyorsanız kesinlikle sıkılmadan izleyebileceğiniz bir yapım.

Ayrıca Robby isimli robot da kendinden sonraki robot ve droidlere de esin kaynağı olmuş bir karakter. çok az konuşarak eylemleri ile inanılmaz bir oyunculuk ortaya çıkarmakta.  Fallout, oyun serisindeki Protectron isimli robotlar tasarımını birebir Robby den almaktalar. Bu karakteri daha da ikonik yapmakta.

İzleyin ve ne demek istediğimi anlayacaksınız…

4. Quatermass and the Pit (1967) – Beş milyon yıl önce Dünya

https://www.imdb.com/title/tt0062168/

Yine benim bayıldığım ve kıyıda köşede kalmış filmlerden birisi daha…

Bu seferki Hollywood değil, İngiltere yapımı. Yönetmeni Roy Ward Baker.

Kıyamet senaryosu seviyor musunuz?
Yaratılış ile ilgili bilim kurgu hastası mısınız?
Mitolojiden ne haber peki?

Cevaplarınız “evet” ise şöyle buyrun! Yukarıda aile salonumuz vardır efendim…

 

İngilterede bir metro inşaatında, garip bir nesne bulunması ile başlıyor her şey. Gerisinden bahsedersem bütün tadı kaçar a dostlar! Bunu bilin yeter. Sonrası (Aman Allah’ım!) nasıl bir bilimsel araştırma nasıl dehşete düşürücü ve tahmin edemeyeceğiniz keşifler!

Yapıldığı yıla göre adeta bir altın değerinde olan ve dönem filmlerinden sıyrılıp çekilen bir film bu. Komplo teorileri havada uçuşacak, varlığınızı sorgulayacaksınız. Dikkatli izleyin, anlayarak izleyin, film boyu tahminlerde bulunun…

Ve o nasıl bir sondur… Düşüncelerinizle başbaşa kalacağınız bir son sizleri bekliyor!

İnanılmaz keyif alacağınız ve “Oha ya 67 yılında böyle film mi yapmışlar! Ben ne izledim az önce?” diyeceğiniz bir film sunuyorum size. Alın gidin hadi, gönlünden ne koparsa abicim at bişeyler diyorum!

 

5. Fantastic Voyage (1966) – Esrarengiz yolculuk

https://www.imdb.com/title/tt0060397/

Son ancak diğerleri kadar değerli filmimiz: Esrarengiz Yolculuk. Yönetmeni, Richard Fleischer.

Fantastik dediğine bakmayın, bu bir bilimkurgu filmi; hem de sapına kadar! Bişey biliyoruz da konuşuyoruz!

Çok gizli bilgilere sahip olan bir bilim adamı, suikaste uğramıştır. Sonuç başarısız olmuştur ancak bu bilim adamının hayatta kalması inanılmaz derecede önemlidir. Cerrahi müdahaleler yapılsa da ulaşılamayacak bir noktada kan akışını tıkayan bir pıhtı, adamı anbean ölüme sürüklemektedir. Bu aşamada artık son çare olan deneysel bir yöntem kullanmaya karar verir yetkililer.

Bir grup uzman (asker, pilot, bilimadamı, cerrah), özel yapın bir araca binecek ve mikronmetre boyutlarına kadar küçültülerek yaralı adamın sistemine enjekte edilecektir. Görevleri; pıhtıyı bulmak ve lazer teknolojili cerrahi bir ekipman ile keserek kan akışını açmaktır.

Kulağa “tırt” gelebilir ama çekildiği yıla göre konusu ve efektleri bir harika bu filmin. Yine askeri yanı ağır basmakta. Görev, protokoller, bilimsel mantığı sağlama alma yönlerinden gerçekten temelleri güzel atmışlar. İnsan vücudunun da ayrı bir evren ve uzaya sahip olduğunu gösteren ender filmlerden diye düşünüyorum. Öyle ki, bi noktada “hakikaten illa ki uzaya çıkmaya gerek yok” diyorsunuz.

Dış ortamdaki varlıklarla, bedenin savunma mekanizması ile ve kendileri ile çatışmaları, mücadeleleri yetmezmiş gibi bir de zamana karşı yarışmalarını çok güzel işliyor film. Süprizli bir film değil ama aksiyonu ve senaryosu oldukça güzel. Sıkılmadan izletiyor; gizemi de tadında.

Zaten yine 80’lerde çekilmiş olan ama bu sefer komedi teması ağırlıklı Inner Space filminin de esin kaynağı olmuştur. Onu da izlemenizi tavsiye ederim, çok güzel bir filmdir; oldukça eğlencelidir.


Bu yazının da sonuna gelmiş bulunmaktayız. Listedeki filmleri izlemenizi “şiddetle” tavsiye ediyorum. Eski olmalarına sakın aldanmayın, konuları çok empati kurabileceğiniz konular ve efektleri göze çok batmayacak kadar başarılı. Sundukları bilimsel bakış açısı ise aradan onlarca yıl geçmesine rağmen mantıksız kalmayan; hala olasılığını koruyan şeyler.

Bu liste hakkındaki düşüncelerinizi lütfen yorumlara yazın. Sizin favori listeniz nedir bizlere iletin!

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading...

Abdullah Derin

GEEK

Leave a Reply

Nasıl Buldunuz?*

Your email address will not be published. Required fields are marked *