BÖYLE DE BİŞEY VARDI #4 – Metal Gear Solid (PSX)



90’ların sonu ve 2000’lerin başı, sonraki 20 yıla damga vuracak göktaşlarının, saftirik dünyamıza bir bir düştüğü yıllardı. Bu göktaşlarından en sert vuran da (ISS ve PES dışında bir şey oynayabilenlere tabii) 1998’de atmosfere giren Metal Gear Solid idi. Sanırım Metal Gear Solid yapılan ilk modern gizlilik oyunuydu. Hatta kimi medyanın araştırma ve derin meditasyonlarına göre gerçek anlamdaki ilk “modern oyun”. Çıktığı yıllardan beklenmeyecek derinlikteki hikayesini aktarırken, yine o yılların bilimsel, sosyal, politik tepe noktalarından beslenen bir eser. Kimse bacak kadar çocukların, bu oyun sayesinde – sadece bir pilesteşın atarisi oynayarak (!) –  genetik, doğu-batı nükleer gerilimi, nükleer atıkların doğadaki ömürleri, Çin özlü sözleri, savaş karşıtlığı, Amerikan ve Rus askeri teçhizatları ve daha nice şey hakkında garip, kimi zaman doğru, kimi zaman yanlış bilgiler edinmesini beklemiyordu. Ama bu oldu. Sonra 2000’ler geldi, hepimiz resetlendik ve PES oynayıp birbirimizi bombalamaya devam ettik.

Metal Araç Katısı: Taktiksel Espiyonaj Şeysi

Metal Gear 1 ve 2 hakkındaki yazılarımı okudunuz ve tabii ki gidip hemen onları oynadınız. Ya da çok meşguldünüz, çok istediniz, arkadaşlarınızı ve sevgilinizi sattınız yine de vakit bulamadınız. Sorun değil. Metal Gear Solid, ana menünün brifing kısmında önceki oyunlar hakkında çok faydalı özetler içeriyor. Onlara az biraz ihtiyacınız var. Video kasetler halinde tek tek izlediğimiz prologue sahneler de var ve evet onlara da ihtiyacımız var. Flashback’ler, telsiz konuşmaları, oyun içi sahneler… Daha ilk adımdan ne kadar hikaye ağırlıklı olacağını her yeni açıklamada dan dan yüzünüze vuruyor. Hatta Snake’in sürekli “Ne? Metal Gear mı!? Ne? Campbell’ın eltisi mi!?” diye dolanması 20 yıldır süregelen bir espridir. Tabii ki hikaye her twist ve kıvırışında ayrı bir bağladığından siz de “Ne!?” diye devam ediyorsunuz.

Sadece son kapışması için yaşayan bir canavar geçmiş buralardan. Ve ileride sizi bekliyor…

Zanzibar’daki son kapışmamızın üzerinden hayli vakit geçmiştir. Snake kendisine verilen daraldan yorgun düşüp FOXHOUND birliğinden kaçar adım ayrılmış, Alaska’da kızak köpekleriyle mutlu mesut takılıyordur. Bu sırada dünya yuvarlanmaya devam etmiş, uluslar nükleer silahsızlanma için minik adımlar atmış, binlerce roket yokedilmeye çalışılmaktadır. Ama ne bu ulusların yatacak yeri, ne de nükleer başlıkları sokacak delikleri vardır. Bu başlıkların ayrıştırıldığı Shadow Moses’taki bir tesisteyse askeri isyan çıkar. Mevcut FOXHOUND üyeleri tesisi ele geçirir. Eğer 1 milyar dolar ve Big Boss’un kadavrası(!) kendilerine verilmezse, dünyanın istedikleri yerine nükleer saldırı yapabilecek kapasitededirler. Bu da ellerinde bir Metal Gear olduğu anlamına gelmektedir. Big Boss’un cesediyle ne yapmak istedikleri, Metal Gear’ı ellerine nereden geçirdikleri muammadır. Bu gizemi aralaması, esir tutulan yöneticileri kurtarması ve bir kaç teröriste de elinin kayması için, Snake bir kez daha -bu sefer daha “iğneleyici” şartlar altında- emekliliğinden koparılır.

VR Missions oyunun hem alıştırma hem de challenge modu. Özellikle bir cinayeti çözmeye çalıştığınız Mistery bölümleri çok eğlenceli.

Tabii Snake emekliliğinden kelimenin tam anlamıyla koparıldığı için bunun hırsını üsteki askerlerden çıkarıyor gibi. Serinin bu oyunla 3. boyuta yaptığı geçiş, her Metal Gear oyunuyla eklenen yeni ve ilginç düşman eleme yöntemleri, yapay zekanın ardımızda bıraktığımız izlere verdiği semi-akıllı tepkileri onlara karşı kullanmak gibi bir sürü geliştirme var. Yani senaryonun oyun endüstrisine getirdiği şok etkisi bir yana, oynanış tek başına bile bu oyunu klasik yapmaya yeterdi. Tabii böyle derken 3D bir dünyada gezinmenin getirdiği bazı güçlükleri de göz ardı etmemek gerekiyor. İlerleyişteki çeşitliliğe rağmen kontroller ve kamera pek esnek değil ve bir köşeden sarkıp, sinematik açılarla düşmanı keserken bir an eliniz kayıp kendinizi açıkta bulabiliyorsunuz. İlginç şekilde seri bu 3D oynanışa yeten esnekliğe ancak PSP’deki oyunlarda ve Metal Gear Solid 3’ün Subsistance versiyonunda kavuşabiliyor. Yine de kontroller felaket falan değil, yapmak istediğinizi yapabiliyor, becereksizliklerinize hızlıca tepki verebiliyorsunuz. Her şeyi batırdığınızda bile oyun size silahınızı çekip ortalığı dağıtma, fırtına geçtikten sonra da saklanıp durumu stabile etme şansı sunuyor. En azından bu çeşit bir esneklikte MGS dört dörtlük iş çıkarıyor.

Sizi bilmem ama Yoshiyuki Takani’nin her artwork’ü bende harika hisler uyandırıyor. Keşke vefat etmeseydi, sonsuza kadar yaşasaydı ve her oyun için çizseydi. Adamın NES oyunları için yaptığı çizimler bile muazzam (Bandit Kings of Ancient China’yı aratın) Yazdığım en uzun resim altı yazısı Yoshiyuki Takani’ye kurban olsun :*

Grafiklerin geçirdiği evrim ve oynanış bir tarafa aslında anlatacak o kadar çok şey var ki, bu da aslında hiç birini anlatamayacağım anlamına geliyor. Karakter dizaynlarının sade ama havalı oluşu ki üzerinden geçen yıllara rağmen one-shot karakterleri bile hala unutulmamıştır; telsizin ötesindeki karakterler ve senaryoya kattıkları ya da katkısı olmasa bile sadece orada olup bizi bilgilendirmeleri, yav bilgilendirmeseler bile muhabbetleriyle arkadaşlık etmeleri; kimi bariz, kimi şaşırtıcı twist’leri ve belki ileride açıklarlar diye açıkta bırakıldığını düşündüren ayrıntılar; gizliliğin kontrolünü elinde tuttuğunuz hissi ve bazı durumlarda hiç bir şeyin bizim kontrolümüzde olmadığı gerçeğinin suratımıza çarpması. Ve hepsinin ortasında neye inanacağını bilemeyen ve inanabileceği tek gerçeğin görevi olduğuna kendini ikna etmeye çalışan Solid Snake.

Psycho Mantis’in oyunculara yaşattığı mindfuck gibisi görülmedi geçtiğimiz 20 yılda (MGS2 finalini tenzih ederim)

Doğrusu oyun dünyasına getirdiği bunca sarsıntıyla bir remake’i yapılmamış olması şaşırtıcıydı Metal Gear Solid’in. Yapımcısı Kojima fırsat bulamamıştır, belki yapmak bile istememiştir falan ama artık bunların bir önemi yok sanırım. Ha Silicon Knights tarafından bir Gamecube remake’i yapılmıştı 6. konsol jenerasyonu vaktinde. İnsanlar getirilen MGS 2 dinamiklerinin bazı kısımlardaki özel hissiyatı bozduğundan, retcon’lardan falan şikayetçi olmuştu ama sadece Gamecube exclusive olan bu remake hayli ilginç gelir bana (Belki henüz oynamadığımdan büyüsü bozulmadı, kim bilir), başka da bir şey yok. Bir daha adam akıllı bir Metal Gear oyunuyla karşılaşamayacağımız gerçeğiyle yüz yüze olduğumuz bu yıllarda, bir saygı duruşunu hakettiğine inanıyorum bu oyunun ve hatta serinin.

Metal Gear Solid 2’de de buluşuruz umarım, see ya.

 

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading...

Burak Türe

Hep Muppet tiyatrosunda balkondaki o iki yaşlı olmayı isterdi, sonunda başardı. Artık iki yaşlı ayarında somurtabiliyor, oyun dünyasının üzerine attığı her şeye meh diyebiliyor.

Leave a Reply

Nasıl Buldunuz?*

Your email address will not be published. Required fields are marked *